SEKTÖRLER HABERLER ÜRÜN TANITIMLARI TEKNİK YAZILAR DOSYALAR RÖPORTAJLAR BAŞARI HİKAYELERİ UZMAN GÖRÜŞÜ YAZARLAR FUARLAR ETKİNLİKLER PROFİLLER Editörden Künye YAYIN KURULU ARŞİV ABONELİK İLETİŞİM
Şamil Özoğul
Şamil Özoğul
samilozogul@tekiskalip.com.tr
Mesleki Eğitim
Son yıllarda sürekli dile getirdiğimiz, artık “önemli” olmaktan çıkıp “hayati” duruma geçen ara eleman sorunu ülkemiz üretim sanayisi için “büyük tehdit” oluşturmaktadır. 
 
Değerli Kalıpçılar,
 
Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimin gerek nicelik ve gerekse nitelik olarak yeterli düzeyde olmadığı uzun zamandır bildiğimiz bir gerçektir. Bunun yanında ülkemizin nitelikli ara insan gücüne olan ihtiyacı da had safhadadır. Büyüyen Türkiye ekonomisinin küresel pazarlarda rekabet edebilmesi ancak gelişmiş meslek okullarının kurulması ve bu okulların yetiştireceği nitelikli teknikerlerle mümkün olabilecektir. 
 
Devlet Planlama Teşkilatının hükümetlere sunduğu beş yıllık kalkınma planlarının hemen hemen tamamında ülkemizdeki mesleki ve teknik orta öğretim düzeyinin % 65’ler seviyesine (genel liseler % 35) çıkartılması hedeflenmesine rağmen bu rakamın bu gün tam tersine bir durumda olması sorunun büyüklüğü kadar tehlikesini de gözler önüne sermektedir.
 
Ülkemizdeki mesleki ve teknik eğitim kalitesinin düşmesinin önemli bir sebebi üniversitelere giriş sınavındaki katsayı uygulamasıdır. Teknik eğitim alacak öğrencinin fen ve matematik temelli eğitime uygun olması gerekmektedir. Fakat katsayı uygulamasından dolayı fen ve matematik alanlarına yatkın olan öğrenciler teknik eğitime yönelmemiş, başarılı öğrencilerin tamamı, başarısız öğrencilerin de büyük kısmı üniversite diploması alma hayaliyle meslek liseleri yerine düz liseleri tercih etmiş, bunun neticesinde de mesleki ve teknik eğitim alan öğrencilerin nitelikleri ile birlikte eğitim kalitesi de düşmüştür.
 
1997 sonrası başlayan katsayı uygulaması sebebiyle başarılı öğrenciler tarafından tercih edilmeyen meslek liseleri, katsayının 2009’da kaldırılmasıyla rahat bir nefes almış ve sonrasında meslek liselilerin kendi alanlarında bir bölümü tercih ettiğinde ek puan almalarını sağlayan bir uygulamaya da geçilmişti. Ancak, ÖSYM bu uygulamaya da 2016 yılı içinde son verdi.
 
Makine, elektrik-elektronik, uçak bakımı gibi bölümlerde okuyan öğrenciler üniversiteye girişte artık makine mühendisliği elektrik-elektronik mühendisliği ve uçak mühendisliği gibi bölümlere girişte ek puan alamayacak. Meslek liselilerin Fen ve Anadolu liselilerle ortak tercih ettiği bölümlerde okuması yine zorlaşacak.
 
Mesleki ve teknik eğitimde oturmuş, süreklilik arz eden bir sistemimiz ne yazık ki halen yok. 
 
Mesleki ve teknik eğitimde bir devrim olarak kabul edilen 3308 sayılı Mesleki ve Teknik Eğitim Kanunu ile küresel rekabet gücümüzü arttırabilecek nitelikli işgücünün eğitilmesi ile ilgili sistemin çerçevesi çizilmiş fakat eğitim, ölçme, değerlendirme ve belgelendirmenin objektif ve şeffaf kriterler ile yürütülme standardı sağlanamamıştır.
 
Mevcut uygulamada meslek lisesi diploması, kalfalık ve ustalık belgesi eğitim sisteminin başarı kriteri olarak kabul edilmiş, sisteme giren hemen herkesin bu belgelere sahip olması ile “nicelik” elde edilmiş ancak “nitelik” sağlanamamıştır.
 
Mesleki ve teknik orta öğretim sisteminden genellikle “vasıfsız” şekilde mezun olan bu kesime, nitelikli mal ve hizmet üretimi hedefleyen kalıpçılık gibi sektörler haliyle ilgi göstermemektedir. Mezunlar çoğunlukla branş dışı alanlarda asgari ücret ile değerlendirilmekte, eksiklikleri şirket içi eğitimler ile tamamlanabilen çok az kısmı iş bulabilmektedir.
 
Bu iş gücü profili ile, katma değer sağlayacak ürün tasarımı bir şekilde gerçekleştirilebilse dahi sonrasında imalatının sağlanması mümkün olmayacaktır.
 
Üretim toplumundan hızla tüketim toplumuna dönüştüğümüz son yıllarda hep ticaret ön planda tutuldu. Şu bir gerçek ki tasarladığınız, ürettiğiniz bir ürünü pazarlayıp satamadıktan sonra hiçbir değeri yoktur. Ancak ticaret marifetini her türlü tasarım ve üretim kabiliyet ve kapasitesinin üzerinde tutan bir anlayış ülkemizi büyük bir hızla üretimden uzaklaştırmış ve tüketim toplumu haline dönüştürmüştür.
 
Mesleki eğitim veren mükemmel okullar kurabilsek de gençlerimizi bu alanlara yönlendirmemiz daha önemli ve öncelikli bir görevdir. Ticaret yaparak kolay para kazanmanın hayalini kuran gençlerimizi, yanlış eğitim politikalarının da olumsuz etkisiyle kapıldıkları “üniversite mezunu” saplantısından kurtarmalı, onlara ülkemizin geleceği için mesleki eğitimin önemini anlatmalıyız.
 
Bunu sağladıktan sonra sistem hatalarını düzeltmek birkaç akıllı insan için kolay bir süreçtir.
 
Piyasanın ihtiyaç duyduğu nitelikte insan kaynağı yetiştirmek için, mesleki ve teknik eğitim alan öğrencilerin stajlarının zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir. Uygulama esaslı meslek eğitiminin verimliliği pratik uygulaması olmayan eğitime göre her zaman daha yüksektir.
 
Bu bağlamda, uzun süreli özel sektör stajı zorunlu hale getirilmelidir. Mesleki eğitime başlanan ilk yılda teorik bir eğitim görülmesi, yaz dönemi boyunca öğrencinin öğrendiklerini uygulayabileceği bir firmada stajyer olması ve diğer kalan iki yıl boyunca okulunda gördüğü derslerin yan sıra haftanın en az 2 günü de yine staj yaptığı firmada öğrendiklerini uygulamasıdır. Öğrencinin öğrenme döneminde staj yaptığı firmada sürekli olarak tekrara dayalı işler yapmasının engellenmesi de son derece önemli bir konudur. Uygulamaya konulabilecek bu yöntemler sayesinde eğitim programının güncel olmaması sorunu da ortadan kalkacaktır.
 
Okullarda uygulanan eğitim programlarının geliştirilmesinde bölgesel ve yerel ihtiyaçların belirlenmesi ve programların gerçek iş hayatının ihtiyaçlarını gözeten bir anlayışla geliştirilmesi benimsenmelidir. Eğitim programlarının geliştirilmesinde ulusal ve uluslararası standartlar esas alınmalıdır.
 
Tüm bunların gerçekleşebilmesi, çalışma sürekliliğinin sağlanmasına bağlıdır. Öğrencinin mezuniyet belgesi alabilmesi için teorik ve pratik sınavlarda başarılı olması haricinde aynı firmada uzun süreli stajını da başarıyla tamamlamış olması şartı aranmalıdır.
 
Diploma ve mesleki yeterlilik belgesi haricinde, aynı işletmede en az 3 yıl çalıştığı takdirde girebileceği ve başarılı olursa alabileceği, gerçek niteliklere dayalı bir “ustalık belgesi” de mesleki standartlara eklenmelidir. Bu sayede hem öğrencilerin aynı firmada uzun süre çalışarak derinlemesine uzmanlaşmaları sağlanacak hem de mesleki anlamda nitelik seviyesi git gide yükselecektir.
 
Neredeyse her ay yeni bir üniversitenin açıldığı ülkemizde herkes lisans hatta yüksek lisans diploma sahibi olurken ne yazık ki çok az gencimiz bir “meslek” sahibi olabilmekte ve iş bulabilmektedir.
Sistem, yeterlilik, kabiliyet ve nitelik gözetmeksizin herkesi üniversite diploması almaya teşvik etmektedir.
 
 Sonuç olarak, kendisinin, ailesinin ve ülkesinin verdiği emeğin karşılığını hiçbir zaman kazandırmayacak olan değersiz diplomalara sahip milyonlarca işsizden meydan gelen kayıp bir nesil yetişmektedir.
 
Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmak ise bu eğitim sistemi ile üretim sanayisinin gelişmesi bir yana mevcut kapasitesini koruması dahi mümkün değildir.
 
Ticaret sınırlarının kalktığı dünyamızda bir ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyi doğrudan rekabet gücü ile bağlantılıdır. Rekabet gücünün artırılması ise insan kaynaklarına ve alt yapı sistemlerine yapılan yatırımlar ile gerçekleşecektir. Ancak bu şekilde istihdam yaratan bir ekonomik büyümeye kavuşulacak ve ekonomik büyüklük, adaletli bir gelir dağılımı sayesinde ekonomik gelişmişliğe dönüşecektir. Bu sayede rekabet avantajı, kişilere yeni iş olanakları olarak geri dönecektir.
 
Tüm bunların gerçekleşebilmesi için gereken, insan kaynaklarına yatırım yaparken, çağın gereklerine uygun bilgi tabanlı ve takım içerisinde çalışabilen, yeni teknolojileri işinde kullanabilen, birkaç alanda derinlemesine uzmanlaşmış ara eleman yetiştirilmesidir. Ancak bu şekilde ülkemizin sürekli övündüğü dinamiklerinden olan genç insan kaynağının işsizliğine çözüm bulunacak ve sonucunda ekonomik büyüme sağlanabilecektir.
 
 
Şamil ÖZOĞUL
UKUB Yönetim Kurulu Başkanı

 

Paylaş Tweet
1362 kez okundu
YAZARIN DİĞER HABERLERİ
Değerli Kalıp Sanayicileri,
Koca bir yılı daha geride bıraktık bırakıyoruz derken yeni yılın yoğun gündemiyle neredeyse ilk çeyreği de arkamızda bırakıyoruz.   Her yeniliğin altında umut vardır, iyili DEVAMI...
UKUB Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Özoğul İle Röportaj Gerçekleştirdik
Bu yıl 7.’si düzenlenecek Zirve’de, ziyaretçileri neler bekliyor? Her yıl düzenlediğimiz geleneksel hale gelen Ulusal Kalıpçılık Zirvesi’nin 7.’s DEVAMI...
Dünya’da ve Türkiye’de Kalıpçılık
Dünya kalıpçılık sanayi toplam cirosu 84 Milyar € civarındadır ve sektör her yıl %6 büyüme eğilimindedir. Türkiye’deki kalıpçılığın toplam cirosu 3 DEVAMI...
Hedefler Değişmez, Stratejiler Değişir..
UKUB INTERMOLD 2016 JAPONYA İŞ GELİŞTİRME GEZİSİ   Değerli Kalıpçılar,   Geçtiğimiz Nisan ayında UKUB olarak yine oldukça verimli ve faydalı geç DEVAMI...
Mesleki Eğitim
Son yıllarda sürekli dile getirdiğimiz, artık “önemli” olmaktan çıkıp “hayati” duruma geçen ara eleman sorunu ülkemiz üretim sanayisi i&cce DEVAMI...
Geleceğimiz, Gençlerimize Emanet..
Değerli Sanayicilerimiz, 2008 yılında büyük bir heyecanla UKUB Yönetimini üstlendiğimizde koyduğumuz ana hedef, UKUB’u ve Türk Kalıpçılık Sektörü DEVAMI...
Değişim Kaçınılmazdır, Gelişim ise İsteğe Bağlıdır
Değerli Kalıp Sanayicileri,   Seçimler ve türlü sıkıntılarla dolu bir yılı geride bıraktık, yeni umutlarla yeni bir yıla daha girdik.   Ülkemizin eko DEVAMI...
UKUB Başkanı Şamil Özoğul’dan Mesaj
-Değerli Kalıpçılar,  Ulusal Kalıpçılık Zirvesi’nin 5. sini, kalıp sektörünün değer kattığı sanayi tedarik zincirinin, ana sanayiden en küç&u DEVAMI...
SEKTÖREL HABERLER
Oyak Renault’dan 33 Milyon Avro’luk Yeni Yatırım
• Oyak Renault 33 milyon Avro yatırım yaparak yeni pres hattını devreye aldı.   • Yeni pres hattı yatırımı ile Oyak Renault’nun büyük sac parçalarının üretimi için günlük vu DEVAMI...
MISAD’da çifte heyecan!
Mayıs ayında gerçekleşecek olan genel kuruluna; ‘10’dan ileriye saymaya hazır olalım’ sloganıyla çıkan MISAD, dernek olarak 10 yılı devirmenin verdiği güvenin yanı sıra yeni yönetim kurulu seç DEVAMI...
UKUB‘da Başkan Yeniden Şamil Özoğul
Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği’nin (UKUB), 14 Nisan 2018 tarihinde gerçekleştirilen 17. Olağan Genel Kurulu’nda Başkan Şamil Özoğul güven tazeledi. Özoğul, tek listeyle girilen seçimde kullanıl DEVAMI...
MİB ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Merdiven Altı Üretime Karşı Ortak Çalışma:
Kompresörlerde Etkin Piyasa Denetim Ve Gözetimi Başlıyor   Bilim, sanayi ve teknoloji bakanlığı sanayi ürünleri güvenliği ve denetimi genel müdürlüğü ve makina imalatçılar DEVAMI...
Kimya Sanayi İhracatı Yükselmeye Devam Ediyor
Kimya Sektörünün 2018 Yılı Üç Aylık İhracatı 4 Milyar 186 Milyon Dolar   İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre; Mart ayında kimya ihracat DEVAMI...
SARIGÖZOĞLU A.Ş. YİNKAT–Yeni İnsan Kaynakları Topluluğu’ndan Ödül Aldı
SARIGÖZOĞLU A.Ş.  YİNKAT–Yeni İnsan Kaynakları Topluluğu’ndan Ödül Aldı   Türkiye’nin hızla büyüyen YİNKAT – Yeni İnsan Kaynakları Topluluğu, İK ala DEVAMI...
Ünlü Ekonomist Ludovic Subran’dan Global İflaslara İlişkin Flaş Tahmin
Ekonomik belirsizlik dağılıyor derken, gecikmiş ödemeler ve büyük iflaslar dünya ekonomisinin kapısında büyük iflasların toplam cirosu yüzde 34’lük artışla rekor kırarak 19,1 milyar euro’ya DEVAMI...
Kalıp Sektörü Çalıştayları
Kalıpsız üretim olmaz. Sürdürülebilir kalitede, rekabetçi fiyatlı, birden fazla eş parça üretiminin söz konusu olduğu her koşulda kalıba ihtiyaç vardır. Kalıp olmadan üretim yapamazsını DEVAMI...
İTO’da Görev Başkan Avdagiç’te
İstanbul İş Dünyası Yeni Başkanını Seçti İTO’da Görev Başkan Avdagiç’te • Türkiye’nin milli gelirinin yaklaşık 3’te birini oluşturan İstanbul iş dünyası yeni Başkanını s DEVAMI...
TAYSAD 40. Yılına 404 Üye ile Girdi
TAYSAD 40. Olağan Genel Kurulu’nu Gerçekleştirdi TAYSAD 40. Yılına 404 Üye ile Girdi   Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) 40. Olağan Genel Kurulu, T.C. Sanayi, Bilim ve T DEVAMI...
En Çok Okunanlar Son Eklenenler
YAYIN AKIŞI
FACEBOOK
TWITTER
INSTAGRAM