E-Dergi SEKTÖRLER HABERLER ÜRÜN TANITIMLARI TEKNİK YAZILAR DOSYALAR RÖPORTAJLAR BAŞARI HİKAYELERİ UZMAN GÖRÜŞÜ YAZARLAR FUARLAR ETKİNLİKLER PROFİLLER Editörden Künye YAYIN KURULU ARŞİV ABONELİK KVKK İLETİŞİM
Can Komar
Can Komar
SteelTürk- NekSport Danışmanlık Genel Müdürlüğü
Otomotiv Sanayi Nasıl Büyüyecek
Tarihçe
 
Otomotivin Türkiye’deki gelişimi 1960’lı yıllarda başlamıştır. Çok kısa ve başarısız bir “Devrim” otomobili deneyiminden sonra, esas olarak Koç grubunun “Anadol” üretimi ile başlamıştır.  O güne kadar Ford’un Türkiye distribütörlüğünü yapan Koç, Ford motorunu kullanarak Anadol’u üretmeye başlamıştır. 1970’li yıllarda ise Fransız Renault, OYAK ortaklığı ile, hemen arkasından İtalyan FIAT, Koç ortaklığı ile binek otomobil üretmeye başlamışlardır.  İlk başlarda, küçük ve kırılgan otomotiv sanayini korumak amacı ile hem araç ithalatına hem de yan sanayi ürünlerine yüksek gümrük duvarları koruma sağlamış ve gerekli sermaye birikimini oluşturmuştur.  1980’li yılların sonu, 90’ların başında ise gümrük duvarları indirilmiş ve küresel rekabet Türkiye pazarına hâkim olmuştur.  
 
Türkiye ile Avrupa arasındaki gümrüklerin sıfırlanmasını takiben, 2000 yılına kadar hala iç Pazar için üretim yapan otomotiv sanayimiz, o yıl Doblo isimli hafif ticari aracı Tofaş’ta üreterek ilk kez gerçek anlamda Avrupa’ya ihracat yapmaya başlamıştır.  Arkasından Renault Clio ile Avrupa’ya bir çıkış yapmıştır. Çok kısa bir süre içinde Toyota, Honda ve Hyundai AB’ye ihracat yapmak amacı ile Türkiye’de fabrika kurmuştur.  Yine aynı dönemde, ana sanayi firmaları, Avrupa, Kore ve Japonya’daki yan sanayilerini Türkiye’ye çağırmış ve ya kendi başlarına, ya da Türk yan sanayi firmaları ile ortaklaşa üretim yapmalarını istemişlerdir.  O dönemde otomotiv yan sanayi de küreselleşmeye başlamıştır.
 
İhracat rakamları
 
Bugün Türk otomotiv sanayi, üretiminin %65-70’ini ihraç eder konuma gelmiştir. Son 4 yılın ana ve yan sanayi ihracat rakamları şöyledir:
 
Otomotiv sektörü ihracatı
Kaynak: TAYSAD 
 
 
Üretim rakamları ise şöyledir:
 
Otomotiv Sanayi üretimi
Kaynak: OSD
 
 
Başlangıçtan bugüne kadar otomotiv ana ve yan sanayimizin geçirmiş olduğu evrim kayda değer bir gelişmedir. Türkiye bugün artık bir “otomotiv üssü” konumunda bir ülkedir. Tüm dünyada üretim artık metropol ülkelerden, çevre ülkelere (3. Dünyaya) kaymaktadır. Nedeni, artan rekabet baskıları nedeni ile maliyetleri düşürmektir. Örneğin, Amerika pazarı otomotiv için büyük bir pazardır. O piyasada satılan araçlar giderek artan bir şekilde Brezilya ve Meksika’da üretilmektedir.  Avrupa’da satılan araçlar ise, giderek artan sayılarda Çek Cumhuriyeti, Romanya, Türkiye ve Rusya’da üretilmektedir.  Asya’da ise Hindistan, Çin ve Güney Kore üretim üssü olmuşlardır.
 
Küresel pazarlar
 
Dünya’da kabaca 3 büyük otomotiv Pazar vardır.  Bu pazarlarda üretilen araç sayıları ise şöyledir:
 
Üretilen motorlu araç sayıları (adet)
Avrupa       23.616.000     
Amerika     17.870.000     
Asya         41.409.000     
3 kıta toplamı 82.895.000     
Kaynak:  OICA – 2011 rakamlarıdır 
 
Motorlu araçların ihracatında mesafeler çok önemlidir.  Nakliye maliyetleri ve düşük stok kaygıları ile tüketim pazarlarına yakın üslerde üretim yapılması hedeflenmektedir.  Örneğin Çin’de veya Hindistan’da üretilip Türkiye’de satılması elbette mümkündür; ancak sıra dışı bir durumdur.  Sayıların çok düşük kalması kaçınılmazdır.  Toyota, Honda ve Hyundai’nin AB pazarı için Türkiye’de konuşlanmalarının nedeni budur.  Toyota’nın ABD’de fabrika kurmasının nedeni de budur.  Metropol pazarlarda üretilen araç sayılarını vermek istiyorum:
 
Üretilen motorlu araç sayıları (adet)
Çin        18.418.000     
ABD       8.654.000     
Japonya 8.398.000     
Almanya 6.310.000     
G.Kore    4.658.000     
5 ülke toplamı      46.438.000     
 
Kaynak:  OICA – 2011 rakamlarıdır
 
Dünyada 57 ülkede otomotiv üretimi vardır.  Yukarıdaki 5 ülkeden sonra en fazla üretimin yapıldığı 11 ülkeye bakacak olursak:
 
Üretilen motorlu araç sayıları (adet)
 
Hindistan 3.936.000     
Brezilya   3.406.000     
Meksika   2.680.000     
İspanya    2.353.000     
Fransa     2.295.000     
Rusya      1.988.000     
İran          1.649.000     
Tayland    1.479.000     
İngiltere    1.464.000     
Türkiye     1.234.000     
Çek Cumh. 1.200.000     
Toplam     23.684.000     
 
Kaynak:  OICA – 2011 rakamlarıdır
 
2. Ligde nasıl yukarı çıkacağız
 
Evet, her ne kadar otomotiv sanayimizle övünsek de, küresel tablo içine yerleştirdiğimizde alt sıralarda olduğumuzu görüyoruz.  Evet, 3. Ligden, 2. Lige çıkmış durumdayız.  Ancak görüldüğü gibi henüz ligin alt sıralarında yer alıyoruz.  Ekonomi yönetimimiz Cumhuriyetimizin 100. Yılı için koymuş olduğu ihracat hedefleri arasında, otomotiv sanayi için 70 milyar USD’lik bir hedef konmuştur.  Bugünkü 19 milyar USD’lik ihracatla karşılaştırdığımızda, hedefin gerçekleşebilmesi için sektörün 3,5 kat büyümesi gerekmektedir.  Bu çok ciddi bir büyüme hedefidir.  10 yıl içinde sektör 3,5 kat büyümelidir.  Devlet bunun mümkün olabilmesi için tüm olanaklarını seferber etmiş ve çok güzel bir teşvik paketi hazırlamıştır.  Ayrıca, otomotivin olmazsa olmazı olan araştırma ve geliştirmeler için rakip ülkelerde olmayan avantajlar da sağlanmıştır.  Bu nedenle, sadece üretim değil, aynı zamanda mühendislik hizmetleri de Türkiye’ye kaymaktadır.  Gelin bunu biraz yakından inceleyelim.
 
 
İhracat rakamları 2012 itibarı ile ihraç edilen motorlu araçların ortalama birim fiyatı ise şöyledir:
 
 
Önümüzdeki 10 yıl boyunca, USD bazında bir artış mutlaka olacaktır.  Ortalama olarak 5 yıllık artışı %30 olarak alır isek ortalama birim fiyatın 19,000 USD’ye çıkacağını söyleyebiliriz.  
 
 
Diğer bir deyişle, ihracat adetlerini 3 kat artırmamız gerekmektedir. İç piyasayı da düşünürsek toplam üretimin aşağı yukarı 2.700.000 adet olması gerektiğini düşünebiliriz. Bu da bizi Meksika’nın bugünkü konumuna getirecektir.  Bir diğer bakış açısı ile konuya yaklaşırsak, Avrupa pazarında satılan 23 milyon aracın yaklaşık %10’unu üretme hedefinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu da çok aykırı ve ulaşılamaz bir hedef değildir. Ana sanayinin büyümesine bağlı olarak Yan sanayi de kaçınılmaz olarak büyüyecektir.  Arka tekerler, ön tekerleri takip edecektir.
 
Yapılması gerekenler
 
Buna ulaşabilmek için, mevcut ana sanayilerin büyümesi gerektiği gibi yeni ana sanayilerin de 1990’larda olduğu gibi Türkiye’ye çekilmesi gerekecektir. En büyük üreticiler olan Renault, Tofaş, Ford, Toyota ve Hyundai’nin bu süre içinde en az %25 büyümeleri için finansman imkanları sağlanmalıdır. Volkswagen, Peugeot-Citroen, Ford (binek) üretimlerinin de Türkiye’ye çekilmesi için özel  lobi çalışmaları yapılmalıdır.  
 
Yan sanayide ise özellikle Dizel ve içten patlamalı motor üretimleri ile vites kutularının Türkiye’de üretimi için özel teşvikler verilmeli, Türkiye’de bu komponentlerin üretimi özendirilmelidir.
 
Elbette, yerli araç üretiminin gerçekleşmesi ile önümüzdeki 20-30 yıl içinde, eğer doğru politikalar izlenirse, birinci lige bile çıkabiliriz.
 

 

Paylaş Tweet Paylaş
2316 kez okundu
YAZARIN DİĞER HABERLERİ
Hoş Geldin 2014
Tüm okurlarımın yeni yılını kutluyorum.  Hepinize sağlık, mutluluk ve bol kazanç getiren işler diliyorum.  Gerçi diliyorum ama, işin ekonomik tarafında bir göz atm DEVAMI...
Çelik Sektörü Kökten Değişiyor
Türk Çelik Sektörü, uzun yıllar boyu uzun mamulde arz fazlasına; sac da ise arz eksikliğine sahipti.  O nedenle, inşaat demiri gibi uzun mamul üretenler talebi aşan DEVAMI...
Karlılık Düşük
Rusya’nın ikinci, dünyanın da on dokuzuncu en büyük çelik üreticisi Severstal’ın CEO’su bugünkü çelik sektörünü şu şekil DEVAMI...
Çelik Sektörü Kökten Değişiyor
Sanırım çelik sektöründe Mittal’in kim olduğunu bilmeyen yoktur. 1978 yılında Endonezya’da yıllık kapasitesi 35bin ton olan bir haddehaneyi satın alarak işe başlayan Hi DEVAMI...
Otomotiv Sanayi Nasıl Büyüyecek
Tarihçe   Otomotivin Türkiye’deki gelişimi 1960’lı yıllarda başlamıştır. Çok kısa ve başarısız bir “Devrim” otomobili deneyiminden sonra, esa DEVAMI...
Otomotiv 26 Yıl Geriye Kaydı
Artık tüm okuyucularım, yaşadığımız kriz konusunda kötümser düşündüğümü biliyor. Keşke şartlar daha farklı olsaydı ve krizin kara bulutları bir an önce DEVAMI...
Kriz Ne Zaman Bitecek?
Normal şartlar altında Eylül ayı ekonominin canlanma ayıdır. Yaz tatilinin rehavetinden çıkan üreticiler, yılsonuna kadar hedeflerini tutturabilmek amacı ile stoklarını tazelerler. DEVAMI...
Gelecek, Dünya, Türkiye ve Çelik
YİSAD’ın Başkanı Tuncay Sergen, çok saygı duyduğum, sektörün duayenlerinden bir kişidir. Sergen, çok doğru bir kararla, şu anda sektörü şiddetle ilgilendiren DEVAMI...
Otomotiv, Çelik ve Biraz da Siyaset
Çelik sektörünün tadı tuzu yok.   Ama bu sadece Türkiye’de böyle sanmayın. Tüm dünya pazarları bizimkine benzer sıkıntılar yaşıyor.  DEVAMI...
Piyasalar Düzeliyor
Üç sektöre, 2013 yılının nasıl geçeceği hakkında görüşlerini sordum.  Aldığım cevapları sizinle paylaşmak istiyorum.  Konuştuğum sektörler, Demir-&C DEVAMI...
SEKTÖREL HABERLER
Sürdürülebilir Yapılaşmada Rota Yeniden Oluşturuldu
Binalarda enerji verimliliğini doğrudan etkileyen önemli mevzuat değişiklikleriyle 2025 yılını tamamlamaya hazırlanan yalıtım sektörü, 2026 yılını pozitif bir tablo ile karşılıyor. TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standar DEVAMI...
Kalite Ankara’26 Fuarı 04–07 Kasım 2026’da Gerçekleşecek
Türkiye’nin Kalite Yolculuğu Başkent Ankara’da Yeni Bir Dönemle Devam Ediyor.   Türkiye’nin üretim kalitesi ve endüstriyel üretim süreçlerine odaklanan Kalite Ankara’26, DEVAMI...
KalDer Artık Denizli’de!
Türkiye’de yönetim kalitesi kültürünün yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi amacıyla faaliyetlerini sürdüren Türkiye Kalite Derneği (KalDer), ülk DEVAMI...
Küçük Tezgâhlar ve Düşük Talaş Derinlikleri için İdeal Uçlar
İstanbul, Ocak 2026 - Seco® Double Turbo 11 frezeleme ucu, küçük tezgahlar ve sığ kesimler için tasarlanmış endekslenebilir frezeleme teknolojisinin yeni evrimidir. Double Turbo 11, malzeme veya işleme zorluğu ne olu DEVAMI...
Yapay Zekâ Yeni Bir Tehdit Çağının Fitilini Ateşliyor
Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Haziran-Kasım 2025 dönemine ait istatistikleri içeren 2025 İkinci Yarı Tehdit Raporu’nu yayımladı. NFC tehditleri, 2025 yılının ikinci yarısında görülen bir DEVAMI...
Tungaloy, Artan Karbür Maliyetlerine Daha Akıllı ve Sürdürülebilir Çözümlerle Yanıt Veriyor
Tungsten fiyatlarındaki artış, hammaddeye yönelik artan baskı ve ileri üretim sektörlerinden gelen güçlü talep, küresel talaşlı imalat endüstrisini dönüştürüyor. 2025 yılı boyunca DEVAMI...
Mitutoyo, Babeș-Bolyai Üniversitesi’nde Yeni Kuşak Mühendisleri Destekliyor
1581 yılına uzanan köklü bir geleneğe sahip olan Cluj-Napoca’daki Babeș-Bolyai Üniversitesi (UBB), Romanya’nın en eski üniversitesi olup, yüzyıllara dayanan akademik mirası ve geleceğin çalışma, ara DEVAMI...
PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması
PLASFED, Ankara’da gerçekleştirdiği iki günlük program kapsamında savunma sanayinin üç dev kuruluşu TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN ile TOBB, ASO ve ATO’yu ziyaret etti. Program boyunca sanayi, teknoloji ve DEVAMI...
Koç Holding Ceo’su Levent Çakıroğlu, Davos Zirvesi’nde Yapay Zekâ Destekli Sanayi Dönüşümünü Aktardı
Koç Topluluğu bünyesindeki bir üretim tesisi daha Sanayi 4.0. uygulamalarındaki başarılarıyla Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından küresel ölçekte örnek gösterildi.  Dijital ikiz, yap DEVAMI...
Türk Öğrenciler Ambalaj Tasarımında Dünyaya Damga Vurdu
Türkiye’den üniversite öğrencileri, ambalaj tasarımının küresel ölçekte en prestijli iki organizasyonu olan WorldStar STUDENT 2026 ve AsiaStar 2025 yarışmalarında elde ettikleri derecelerle, Türkiye DEVAMI...
En Çok Okunanlar Son Eklenenler