Çıkmaz mı sizce? Kalıbın tasarımını yapan, CAD/CAM datasını hazırlayan. CNC’ye yollayan işleyen karanlık bir kalıpçı hayal edin.
Simülasyon ve tasarım yazılımları kalıpçılığı nereden nereye getirdi… Daha 25 yıl önce elle tesviye edilen, en fazla kalıpçı frezesinde işlenen kalıplardan, o olağanüstü emek yoğun, sanattan bugün geldiğimiz yer, gideceğimiz yerin de habercisi değil mi? Kalıpçıyım demek için, kalıp tasarlamak ve yapmak için kaç yıllık deneyim lazım -artık? Az değil mi? Kötü bir şeye işaret etmiyorum, sadece emeğin tezgah başından yazılımda, makinada birikmiş emeğe geçtiğini hatırlatıyorum; hakkını yememek lazım, bir de elbette ki “sistem”
Karanlık kalıpçı “ideali” için bence çok beklemek gerekmeyecek…
Burada sorun, kalıpçıdan önceki aşamalara dairdir. YZK’ya (Yapay Zeka Kalıphanesi) tasarımı tamamen bitmiş, olgun bir parça ulaşmalı… Bu parçanın kalıbını yaparım ama dökemezsin kardeşim, mal yürümez, porozite olur, kalıplanamaz, kalıptan çıkmaz diyecek bir YZ’ya işte ona daha var… Baştan sona tüm süreci tartışabilecek bir YZ, Chat GPT için önce bu bilginin kamuya açık kaynaklarda ulaşılabilir olması lazım.
Biricik parçanın, biricik kalıbının, biricik tasarımına genellemeler yoluyla ulaşılabilir de, örneğin bir binek aracının görsel tasarımından başlayarak işlevlenen ve farklılaşan bir parçanın bizatihi kendisinin tasarımının YZ tarafından yapılması için, otomotiv sektörünün birikimini ulaşılabilir kılması, bilgiyi paylaşması gerekir. Oysa bu bilgi, know how adı altında korunuyor. Paylaşmaktan ziyade saklanıyor ki rekabetet öne çıksın sahibi…
Emek gücünün niteliği aşınırken
Ama… başka bir yerde başka bir şeyler oluyor… İnsanlar eskisi gibi ”çalışkan” değil, işkolik hiç değil. Gençler ki artık pek de genç değiller, ömürlerini, zamanlarını iş için telef etmiyorlar. Dengeli ve hayatın tadını çıkaran bir yaşamı “tercih” ediyorlar. Evet tercihten mi zorunluluk mu, yoksa umutsuzluğun bir yansıması mı, bu başka bir metnin konusu. Ancak bir gerçek var ki, işgücünün niteliği ve bağlılığı artık eskisi gibi değil. Üstelik bu “aşınma” önce batıda başladı.
Bugün Almanya’dan bir OEM’den gelen projenin eksik, parçanın kalıplanamaz, üretilemez olduğunu görmeye başlamadık mı? Artık OEM2den gelen talepleri TIER1, TIER1’den gelen talepleri de TIER2 ve hatta kalıpçı bitirmiyor mu? Yani, o muhteşem Alman tamamlanmışlığı artık “yok”. Eksik, diyelim yok yerine. Artık eksik proje ve talep üretebiliyorlar. Ne yaptıklarını eskisi kadar iyi bilmiyorlar. Haksız mıyım? İleride bu “yok” büyüyecek. İşin yürümesi için aşınan bu ana sanayinin mühendislik birikimi yerine tedarikçinin birikimi belirleyici olarak geçecek.
İşte bu koşullarda, kalıpçılığın bir seri üretim mantığına oturması gecikecek. Çevre merkezin önüne geçecek. Çin gibi yeni merkezlerde bilgi yoğunlaşacak ve karanlık kalıphane oradan gelecek, pek muhtemelen…
Değişen koşullar ve beklentiler Yaklaşık yirmi yıl önce, metalurji mühendisleri odasının yayın organı Metalurji’de aşağıdaki gibi yazmışım, acaba bugün bunun ne kadarı ge DEVAMI...
Doğrudan başlayalım: Bu defa otomotivin krizi, Avrupa merkezli bir kriz. Uzakdoğu’da bir kriz yok. Hindistan’da da yok. Amerika’da Avrupa gibi yok. Döngüsel DEVAMI...
Çıkmaz mı sizce? Kalıbın tasarımını yapan, CAD/CAM datasını hazırlayan. CNC’ye yollayan işleyen karanlık bir kalıpçı hayal edin. Simülasyon ve tasarım yazılımları kalı DEVAMI...
Kimle konuşsam, otomotive parça üreten, değişimden ve belirsizlikten bahsediyor. En çok da kaygıyla ana üreticilerin kararsızlığından… Bizim gibi herkesten fazla ve şidd DEVAMI...
Niye arttığından başlanmak lazım. Yaklaşık onar yıllık periyotlarla şiddetli krizler etkiler demir çelik sektörünü ve hemen her kriz öncesi fiyatlar şişer, krizde DEVAMI...
Global gelişmeler, Türkiye’yi metal enjeksiyonda gelişmeye ve sıçramaya zorluyor. Daha çok proje, daha büyük parçalar, daha teknik kalıplar… Yeni s DEVAMI...
Binalarda enerji verimliliğini doğrudan etkileyen önemli mevzuat değişiklikleriyle 2025 yılını tamamlamaya hazırlanan yalıtım sektörü, 2026 yılını pozitif bir tablo ile karşılıyor. TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standar DEVAMI...
Türkiye’nin Kalite Yolculuğu Başkent Ankara’da Yeni Bir Dönemle Devam Ediyor. Türkiye’nin üretim kalitesi ve endüstriyel üretim süreçlerine odaklanan Kalite Ankara’26, DEVAMI...
Türkiye’de yönetim kalitesi kültürünün yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi amacıyla faaliyetlerini sürdüren Türkiye Kalite Derneği (KalDer), ülk DEVAMI...
İstanbul, Ocak 2026 - Seco® Double Turbo 11 frezeleme ucu, küçük tezgahlar ve sığ kesimler için tasarlanmış endekslenebilir frezeleme teknolojisinin yeni evrimidir. Double Turbo 11, malzeme veya işleme zorluğu ne olu DEVAMI...
Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Haziran-Kasım 2025 dönemine ait istatistikleri içeren 2025 İkinci Yarı Tehdit Raporu’nu yayımladı. NFC tehditleri, 2025 yılının ikinci yarısında görülen bir DEVAMI...
Tungsten fiyatlarındaki artış, hammaddeye yönelik artan baskı ve ileri üretim sektörlerinden gelen güçlü talep, küresel talaşlı imalat endüstrisini dönüştürüyor. 2025 yılı boyunca DEVAMI...
1581 yılına uzanan köklü bir geleneğe sahip olan Cluj-Napoca’daki Babeș-Bolyai Üniversitesi (UBB), Romanya’nın en eski üniversitesi olup, yüzyıllara dayanan akademik mirası ve geleceğin çalışma, ara DEVAMI...
PLASFED, Ankara’da gerçekleştirdiği iki günlük program kapsamında savunma sanayinin üç dev kuruluşu TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN ile TOBB, ASO ve ATO’yu ziyaret etti. Program boyunca sanayi, teknoloji ve DEVAMI...
Koç Topluluğu bünyesindeki bir üretim tesisi daha Sanayi 4.0. uygulamalarındaki başarılarıyla Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından küresel ölçekte örnek gösterildi. Dijital ikiz, yap DEVAMI...
Türkiye’den üniversite öğrencileri, ambalaj tasarımının küresel ölçekte en prestijli iki organizasyonu olan WorldStar STUDENT 2026 ve AsiaStar 2025 yarışmalarında elde ettikleri derecelerle, Türkiye DEVAMI...
